×
"Daha Güzel Bir Bolu İçin"
Bilinçli Gübre Kullanımı İçin Toprak Verimlilik Envanterinin Çıkartılması

MARKA’nın desteklediği, Bolu Bağışçılar Vakfı’nın ‘Bilinçli Gübre Kullanımı İçin Toprak Verimlilik Envanterinin Çıkartılması’ projesinin Eski Nikâh Salonu’nda yapılan toplantısında konuşan Vali Özçimen, projenin ne anlama geldiğini kısaca anlatarak tüm çiftçilerin gelirlerini arttırabilmesi için toprak tahlillerini yaptırarak verimliliği arttırmalarını istedi. Vali Özçimen “Yani 2011 yılında hala bunları konuşuyor olmak aslında bir gerilik alametidir” diyerek bunların çoktan aşılmış olması gerektiğini belirtti. Bolu Bağışçılar Vakfı’nın fikir ve proje sahipliğini yaptığı ‘Bilinçli Gübre Kullanımı İçin Toprak Verimlilik Envanterinin Çıkartılması’ projesi, MARKA’nin desteği ile Eski Nikâh Salonu’nda yapılan bir toplantı ile çiftçinin ve kurum ve kuruluşlarının bilgisine sunuldu. Bolu Ziraat Odası’nın ortağı olduğu projeye, Bolu Ziraat Mühendisleri Odası, Bolu Muhtarlar Derneği, Türkiye Ziraatçılar Derneği Bolu Şubesi, Sürdürülebilir Tarım Derneği de iştirak etti. Toprağın verimlilik haritasının çıkarılarak; hangi toprakta hangi ürünün yetişip hangi gübrenin kullanılması yönünde bilinçli uygulama yapılmasının amaçlandığı projenin Nikâh Salonu’nda yapılan toplantısına Vali İbrahim Özçimen, Belediye Başkan Yardımcısı ve Ziraat Odası Başkanı İsmail Yamantürk, Ankara Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü, kamu ve STK başkanları ile çiftçiler katıldı.

TOPRAĞIN İSTEDİĞİ ÜRÜN VE GÜBRE KULLANIMI KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLECEK

Bağışçılar Vakfı adına toplantıda konuşan Başkan Yardımcısı Turgut Kalaycıoğlu, vakfın kaynaklarının damla damla olduğunu belirterek hizmetlerin de damla damla olduğu ancak etkili ve sürekli olacağını söyledi. Kalaycıoğlu, “Bolu’da büyük topraklar yok. Bolu bir Konya, bir Harran Ovası gibi değil. Küçük ve bu yüzden daha iyi değerlendirilmesi gereken toprağa sahip. Toprak numuneleri alınarak verimlilik haritası çıkarılacak. Kirlenmiş topraklar tespit edilecek. Organik tarıma uygun hale getirilecek. Yaşam standardı yükselecek. Bu projede katkısı olan MARKA, önemli işlerine bir de bu projeyi ekledi. Verdiği destek ve finanstan dolayı teşekkür ediyoruz. Tarım İl Müdürlüğü, Belediye, İl Özel İdaresi, Ziraat Odası, Muhtarlar derneği, Ziraat mühendisleri Odası ve Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’ne teşekkür ediyoruz” dedi. Belediye Başkan Yardımcısı ve Ziraat Odası Başkanı aynı zamanda Patates Üreticileri Birliği Kurucusu ve Başkanı olan İsmail Yamantürk, kurdukları toprak analiz laboratuarının istenilen amaca ulaşamadığını söyleyerek “Şerafettin Erbayram bu projeyi anlattığında çok heyecanlandım. Bu proje şuan sadece Bolu’nun değil, tüm Türkiye’nin ihtiyacı. Bolu’nun toprakları çok büyük alanlar içermiyor. Yaşlanmaya da başladı. Yerleşme alanları çoğaldıkça kalan topraklar da hastalanmaya başladı. Yerleşme alanlarının artması verimli yerlerin azalmasına sebep oldu. Bu proje ile elimizde olan toprakları en iyi şekilde değerlendirmeye yönelik bilgiler edinip o yönde uygulamalar yapacağız. Bolu için çok faydalı olacak” şeklinde konuştu. Muhtarlar Derneği Başkanı İlhami Çalışkan da “Bolu Bağışçılar Vakfı’nın başlattığı bu proje, Bolu’da organik tarımın yayılacağı ve gübrelemenin mantıklı yapılacağı bir proje. Bu proje bana çok büyük heyecan verdi. Biz muhtarlar Derneğini de bu projede aralarına aldıkları için teşekkür ediyorum” dedi. MARKA adına konuşan Ömer Faruk Zorlu ise MARKA’nın, bölgenin ve Bolu’nun faydalanacağı bir STK desteği sağlayan, DPT koordinasyonunda bölgedeki kalkınmışlık farkını azaltmak maksatlı bir kurum olduğunu söyleyerek MARKA’nın amacı hakkında kısa bilgiler verdi.

VALİ ÖZÇİMEN, “BEN DE ÇİFTÇİ ÇOCUĞUYUM”

Eski Nikâh salonu’nda yapılan toplantıda konuşan Vali İbrahim Özçimen, daha önce Muş’ta valilik yaptığı sırada bu çalışmayı yaptığını belirterek, ‘Ben bir çiftçi çocuğuyum’ diyerek başladığı konuşmasının ilerleyen bölümünde çiftçinin bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özçimen, “Çiftçilerinin ekmeğinin ne kadar zor kazanıldığını bilirim. Hala Türkiye’de çiftçiler toplumun en alt seviyesinde kazanan kesimi. Bunu aslında tersine çevirmemiz lazım. Modern tarım aletlerini kullanmamız bilimsel yöntemleri kullanmamız gerekir ki verimimiz artsın. Aslında bu gelişmiş ülkelerde farklı. Bunun bir sürü sebebi var. Mesela toplulaştırma projeleri yapılmış. Böylece birim alana maliyetler azalmıştır. Yani sizin 2 dönüm araziniz var. Bir biçerdöver kullanırsanız. Yılda birkaç saat kullanıyorsunuz ama oraya o yatırım yapıyorsunuz. Traktörü aynı şekilde diğer aletleri de öyle. Onun için Türkiye’nin geldiğimiz noktada ‘Çılgın Proje’ lafları var. Siyasî laflar bunlar tabi. Toplulaştırmaya önem verilmedir. İlimizde de önümüzdeki dönem uygulayacağız” dedi.

“ÇİFTÇİYİ BİLİNÇLENDİRMEK GEREKİR”

Bağışçılar Vakfı’nın projesi olan bu projenin.STK’ların yaptığı proje anlamında bir ilk olduğunu söyleyen Özçimen, “Ben mesela Muş’ta toprak, yaprak ve su tahlil cihazı almış, 3 yüz milyar para harcamıştım orada. Bir de Sabancı Üniversitesi’nde vardı bu cihazdan. Diğer illerde de bu cihazlar var. Çiftçinin bilinç düzeyi oranında bu cihazlar kullanılıyor. Biz Muş’a bunu aldık, kimse kullanmadı. Aslında orada arazi de var, bir kişinin 20 dönüm arazisi var. Ama Elazığ çiftçisi geliyor bizim kurduğumuz modern tesiste toprak tahlilini yaptırıyor, Diyarbakır çiftçisi geliyor tahlil ettiriyor, Muş çiftçisi tahlil ettirmiyor” şeklinde konuştu.

“BU AŞAMALARI GEÇMİŞ OLMAMAMIZ GEREKİRDİ”

Proje ile gündeme gelen toprak tahlilinin neye yaradığını açıklayan Vali Özçimen, “Bilim adamları bilimsel olarak anlatacak bunu ama ben basitçe şunu söyleyebilirim. Toprağımızı bilmemiz tanımamız lazım. Bu toprakta hangi madenler, elementler var, fazla ya da hangileri az? Bunu bilmemiz lazım. Ekeceğimiz ürünün cinsini buna göre belirlememiz lazım. Şimdi biz diyelim potasyumu fazla olan bir toprağa potasyum istemeyen bir ürünü ekersek ne olur? O üründen iyi verim alamayız, maksadımıza ulaşamayız. Öbür taraftan sodyum ihtiyacı var. Biz sodyum eksik olan toprağa sodyum isteyen bir ürün ekiyoruz. Yine istediğimiz verim alamayız. Bu bakımdan önce alıcı-verici meselesi bu. Toprağımızı iyi bileceğiz ve toprağın istediği ürünü ekeceğiz. Örneğin yanlış gübre verilirse yine olmaz. Senin tarlanda toprakta zaten bolca miktarda olan bir element varsa ve bunu bilmeden o yönde gübre verilirse ürün yanar. Bu bakımdan bu bilgiye ciddi ihtiyaç var. Bu yönden Bağışçılar Vakfı’nı tebrik ediyorum. Ama bunun anlam kazanması MARKA’nın verdiği desteğin anlam kazanması sizin ona vereceğiniz tepkiyle orantılı olacaktır. Aslında bu yönde bir laboratuarımız var. O laboratuarı da biz fazla kullanmıyoruz. Toprak tahlili nasıl yapılır? Tarlanın nerelerinden, hangi derinliklerinden alınır? Hangi zamanda alınır? Bunları bilmek zorundasınız. Getireceksiniz toprağınızı tahlil ettirip, aldığınız cevaba göre ürün ekeceksiniz. Çocuğun hastalığı gibi bir şey bu. Çocuğun böbreğinde bir problem varsa siz pankreasa göre ilaç verirseniz ne olur? Zarar verir ve böbrek iyileşmediği gibi pankreas da hasta olur. Bu da onun gibi bir şey. Bu projeye aktif olarak katılmanızı istiyoruz. Sizin geliriniz artarsa biz daha iyi idarecilik yaparız. Daha büyük şeyle planlarız. Yani 2011 yılında hala bunları konuşuyor olmak aslında bir gerilik alametidir. Bunları aşmış olmamız lazım. Geliriniz arttığı oranda biz daha büyük projelere imza atmak istiyoruz” dedi