Bolu'da Yeni Ufuklar

Projenin Gerekçesi ve Sunumu

Üretilen herhangi bir proje çeşitli sorun ya da sorunlara çözümler üretmelidir. Problemlerin sayısını araştırdığımızda dünya üzerindeki her yerde çeşitli sorunlar bulunduğunu görmek pek de uzun sürmeyecektir. Bolu örnekleminden hareketle öncelik hangi sorunlara verilmeli? Öncelikle irdelemek istediğim konu şu: Bolumuz şehir dışına çıktığımızda neleriyle tanınıyor? Abant, Yedigöller, Gölcük, Kartalkaya, Sarıalan, Akkayalar, Sünnet Gölü, Mengen Ormanları gibi doğal güzellikleri en başta gelmekte. Ayrıca Türkiye’nin en kalabalık iki şehri Ankara ve İstanbul arasında çok merkezi bir konuma sahip ve konumu dolayısıyla endüstriyel yatırımlara ziyadesiyle elverişli bir il. Peki, Bolu dışına çıktığımızda Bolululardan bahsediliyor mu? Şahsen 18 yıldır Ankara’da yaşayan bir Bolulu olarak etrafımdaki insanların Bolu’yu güzel bir turistik mekân, İstanbul’a geçerlerken lezzetli yemekler yedikleri yeşili bol bir kent olarak tanımladıklarını görüyorum. Bolu’yu herkes biliyor ama toplum neredeyse Bolululardan bihaber.

Bolulular olmasa bile Bolu’nun doğal güzellikleri olmaya devam edeceği bir gerçek. Tüm Bolulular komple uzaklara göç etse yine de doğal güzellikleri ve eşsiz konumu bilinecektir ve her zaman oralara yatırım yapacak birileri olacaktır. Şu an Bolu’nun doğal güzellikleri Türkiye’nin her yerinde biliniyor ve bunlarla ilgili projeler gerçekleştiriliyor.

Bu noktadan hareketle ve yatırımların en değerlisinin insana yapılan yatırım olduğu göz önüne alındığında tek taraflı olarak Bolu’dan değer alan nesiller yerine Bolu’ya değer katan nesiller yetiştirmenin Bolu’nun birinci önceliği olması gerekmektedir. İleri görüşlü, çalışkan, ilkeli, Bolu aşığı gençler yetiştiğinde diğer problemlerin 10 yıl sonra kendiliğinden çözülmeye başladığı görülecektir. Tabii ki bu tek bir projeyle gerçekleşebilecek bir kalkınma değil. Yine de bu zincirin bir parçası olarak konferanslar serisi iyi bir başlangıç olacaktır.

 

Projenin Uygulanışı

Öz be öz Bolulu olan ya da fahri Bolulu sayılan alanında yetkin ve tanınmış sanatçıları, sporcuları, siyasetçileri, bürokratları, bilim adamlarını, edebiyatçıları, iş adamlarını vb. konuk olarak çağıran iyi şekilde organize edilmiş konferanslar serisi hazırlanmalıdır. Şu anda bu insanların sayısı çok fazla olmamakla Konukların ortak paydası Bolu sevgisi ve Bolu’ya duyulan hizmet aşkı olmalıdır.

 

Bu konferanslar serisinin hedef kitlelerinden birincisi ortaöğretim kurumlarındaki gençlerdir. Başarılı gençlerin çoğunluğunun yükseköğrenimini Bolu dışında göreceğini düşünürsek gelen konuklar “rol-model” işlevi görecektir ve bu öğrencilerin gittikleri yerlerde benliklerini korumalarına ve Bolu’yu layığınca temsil etmelerine katkı sağlanmış olacaktır. Program dâhilindeki liselerin listesi sadece il merkezindekilerle sınırlı kalmadan aynı zamanda ilçelerdeki eğitim kurumları da programa dâhil edilirse kısa vadede olmasa da uzun vadede büyük faydası olacaktır.  

Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencileri ise projenin bir diğer hedef kitlesi. Unutulmamalıdır ki Türkiye’nin dört bir yanına dağılacak olan üniversite öğrencileri Bolu’yu anlatan ve dolaylı da olsa temsil eden bireyler olacaklardır.

Not:Eğer proje vakıf gibi bir sivil toplum kuruluşu çatısı altında yürütülürse öğrencilerin mezuniyetlerinden sonra da irtibatta kalmaları sağlanmış olur. Vakıf, projenin devamı olarak eğitim hayatları boyunca öğrencilere maddi-manevi destek olursa gelecekte öğrencilerin de Bolu’ya destek olacağı öngörülebilir.

Davet edilebilecek kişilerin iletişim adreslerinin Bolu Belediyesi’nde bulunması gerekiyor oradan gerekli destek talep edildiği takdirde karşılanacaktır.

 

Projenin Amaçları

Bolu’ya Yeni Ufuklar

Projenin Gerekçesi ve Sunumu

Üretilen herhangi bir proje çeşitli sorun ya da sorunlara çözümler üretmelidir. Problemlerin sayısını araştırdığımızda dünya üzerindeki her yerde çeşitli sorunlar bulunduğunu görmek pek de uzun sürmeyecektir. Bolu örnekleminden hareketle öncelik hangi sorunlara verilmeli? Öncelikle irdelemek istediğim konu şu: Bolumuz şehir dışına çıktığımızda neleriyle tanınıyor? Abant, Yedigöller, Gölcük, Kartalkaya, Sarıalan, Akkayalar, Sünnet Gölü, Mengen Ormanları gibi doğal güzellikleri en başta gelmekte. Ayrıca Türkiye’nin en kalabalık iki şehri Ankara ve İstanbul arasında çok merkezi bir konuma sahip ve konumu dolayısıyla endüstriyel yatırımlara ziyadesiyle elverişli bir il. Peki, Bolu dışına çıktığımızda Bolululardan bahsediliyor mu? Şahsen 18 yıldır Ankara’da yaşayan bir Bolulu olarak etrafımdaki insanların Bolu’yu güzel bir turistik mekân, İstanbul’a geçerlerken lezzetli yemekler yedikleri yeşili bol bir kent olarak tanımladıklarını görüyorum. Bolu’yu herkes biliyor ama toplum neredeyse Bolululardan bihaber.

Bolulular olmasa bile Bolu’nun doğal güzellikleri olmaya devam edeceği bir gerçek. Tüm Bolulular komple uzaklara göç etse yine de doğal güzellikleri ve eşsiz konumu bilinecektir ve her zaman oralara yatırım yapacak birileri olacaktır. Şu an Bolu’nun doğal güzellikleri Türkiye’nin her yerinde biliniyor ve bunlarla ilgili projeler gerçekleştiriliyor.

Bu noktadan hareketle ve yatırımların en değerlisinin insana yapılan yatırım olduğu göz önüne alındığında tek taraflı olarak Bolu’dan değer alan nesiller yerine Bolu’ya değer katan nesiller yetiştirmenin Bolu’nun birinci önceliği olması gerekmektedir. İleri görüşlü, çalışkan, ilkeli, Bolu aşığı gençler yetiştiğinde diğer problemlerin 10 yıl sonra kendiliğinden çözülmeye başladığı görülecektir. Tabii ki bu tek bir projeyle gerçekleşebilecek bir kalkınma değil. Yine de bu zincirin bir parçası olarak konferanslar serisi iyi bir başlangıç olacaktır.

 

Projenin Uygulanışı

Öz be öz Bolulu olan ya da fahri Bolulu sayılan alanında yetkin ve tanınmış sanatçıları, sporcuları, siyasetçileri, bürokratları, bilim adamlarını, edebiyatçıları, iş adamlarını vb. konuk olarak çağıran iyi şekilde organize edilmiş konferanslar serisi hazırlanmalıdır. Şu anda bu insanların sayısı çok fazla olmamakla Konukların ortak paydası Bolu sevgisi ve Bolu’ya duyulan hizmet aşkı olmalıdır.

Bu konferanslar serisinin hedef kitlelerinden birincisi ortaöğretim kurumlarındaki gençlerdir. Başarılı gençlerin çoğunluğunun yükseköğrenimini Bolu dışında göreceğini düşünürsek gelen konuklar “rol-model” işlevi görecektir ve bu öğrencilerin gittikleri yerlerde benliklerini korumalarına ve Bolu’yu layığınca temsil etmelerine katkı sağlanmış olacaktır. Program dâhilindeki liselerin listesi sadece il merkezindekilerle sınırlı kalmadan aynı zamanda ilçelerdeki eğitim kurumları da programa dâhil edilirse kısa vadede olmasa da uzun vadede büyük faydası olacaktır.  

Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencileri ise projenin bir diğer hedef kitlesi. Unutulmamalıdır ki Türkiye’nin dört bir yanına dağılacak olan üniversite öğrencileri Bolu’yu anlatan ve dolaylı da olsa temsil eden bireyler olacaklardır.

Not:Eğer proje vakıf gibi bir sivil toplum kuruluşu çatısı altında yürütülürse öğrencilerin mezuniyetlerinden sonra da irtibatta kalmaları sağlanmış olur. Vakıf, projenin devamı olarak eğitim hayatları boyunca öğrencilere maddi-manevi destek olursa gelecekte öğrencilerin de Bolu’ya destek olacağı öngörülebilir.

Davet edilebilecek kişilerin iletişim adreslerinin Bolu Belediyesi’nde bulunması gerekiyor oradan gerekli destek talep edildiği takdirde karşılanacaktır.

 

Projenin Amaçları